Fight through Mordor and uncover the truth of the spirit that compels you, discover the origins of the Rings of Power, build your legend and ultimately confront the evil of Sauron in this new chronicle of Middle-earth.
İncelemeler: Çok Olumlu (25,819 inceleme) - Bu oyun için yazılan 25,819 adet kullanıcı incelemesinden %93 kadarı olumlu.
Çıkış Tarihi: 30 Eyl 2014

Bu öğeyi istek listenize eklemek, takip etmek veya ilgilenmiyorum olarak işaretlemek için giriş yapın

Bu oyunu içeren paketler

Middle-earth: Shadow of Mordor Game of the Year Edition Satın Alın

Please note: The GOTY Edition of Middle-earth: Shadow of Mordor and the previously available Premium Edition are the same product.

AY YENİ YILI İNDİRİMİ! Teklif içerisinde sona erecektir.

Middle-earth: Shadow of Mordor - Upgrade to the GOTY Edition Satın Alın

Please note: The Middle-earth: Shadow of Mordor - GOTY Edition Upgrade and the previously available Season Pass are the same product.

 

İncelemeler

“AMAZING”
9.3/10 – IGN

“Revolutionary”
5/5 – Joystiq

“Remarkable”
4.5/5 – VideoGamer

Coming to SteamOS/Linux

Middle-earth™: Shadow of Mordor™ will be available on SteamOS and Linux in Spring 2015.

Bu Oyun Hakkında

Fight through Mordor and uncover the truth of the spirit that compels you, discover the origins of the Rings of Power, build your legend and ultimately confront the evil of Sauron in this new chronicle of Middle-earth.

Sistem Gereksinimleri

Windows
Mac OS X
SteamOS + Linux
    Minimum:
    • İşletim Sistemi: 64-bit: Vista SP2, Win 7 SP1, Win 8.1
    • İşlemci: Intel Core i5-750, 2.67 GHz | AMD Phenom II X4 965, 3.4 GHz
    • Bellek: 3 GB RAM
    • Ekran Kartı: NVIDIA GeForce GTX 460 | AMD Radeon HD 5850
    • DirectX: Sürüm 11
    • Ağ: Genişbant İnternet bağlantısı
    • Depolama: 44 GB kullanılabilir alan
    Önerilen:
    • İşletim Sistemi: 64-bit: Win 7 SP1, Win 8.1
    • İşlemci: Intel Core i7-3770, 3.4 GHz | AMD FX-8350, 4.0 GHz
    • Bellek: 8 GB RAM
    • Ekran Kartı: NVIDIA GeForce GTX 660 | AMD Radeon HD 7950
    • DirectX: Sürüm 11
    • Ağ: Genişbant İnternet bağlantısı
    • Depolama: 57 GB kullanılabilir alan
    Minimum:
    • İşletim Sistemi: Mac OS X 10.10.3
    • İşlemci: 2.4 GHz Intel
    • Bellek: 8 GB RAM
    • Ekran Kartı: 1GB Nvidia 650M or later, AMD 7xxx series or later and Intel Iris Pro.
    • Ağ: Genişbant İnternet bağlantısı
    • Depolama: 67 GB kullanılabilir alan
    • İlave Notlar: Requires Keyboard & Multi-button Mouse
    Önerilen:
    • İşletim Sistemi: Mac OS X 10.10.4
    • İşlemci: 3.2 GHz Intel
    • Bellek: 16 GB RAM
    • Ekran Kartı: 4GB Nvidia 780MX, AMD D700 or R9 295X
    • Ağ: Genişbant İnternet bağlantısı
    • Depolama: 67 GB kullanılabilir alan
    • İlave Notlar: Gamepad
    Minimum:
    • İşletim Sistemi: Ubuntu 14.04.2 64-bit / SteamOS
    • İşlemci: Intel Core i5-750, 2.67 GHz | AMD Phenom II X4 965, 3.4 GHz
    • Bellek: 4 GB RAM
    • Ekran Kartı: 1GB NVIDIA 640 or better with driver version 352.21 or later
    • Ağ: Genişbant İnternet bağlantısı
    • Depolama: 47 GB kullanılabilir alan
    • İlave Notlar: AMD and Intel cards are NOT supported. If you wish to play the game using an AMD graphics card, you should update your graphics driver to version Catalyst 15.7 or higher. You should be able to run the game without experiencing stability issues or graphical glitches, but you may still experience poor performance.
    Önerilen:
    • İşletim Sistemi: Ubuntu 14.04.2 64-bit / SteamOS
    • İşlemci: Intel Core i7-3770, 3.4 GHz | AMD FX-8350, 4.0 GHz
    • Bellek: 8 GB RAM
    • Ekran Kartı: 4GB NVIDIA 9xx series card or better with driver version 352.21 or later
    • Ağ: Genişbant İnternet bağlantısı
    • Depolama: 47 GB kullanılabilir alan
Yararlı müşteri incelemeleri
69 kişiden 58 tanesi (84%) bu incelemeyi yararlı buldu
46 kişi bu incelemeyi komik buldu
kayıtlarda 23.2 saat
Yayınlanma: 25 Eylül, 2015
Veeeeeee Mordor'un gölgesi. İşte bir mükemmel oyun daha. Öncelikle belirtmem gerekir ki orkları seviyorsanız ve onlara kıyamıyorsanız lütfen oyunu satın almayın yada aldıysanız bile koleksiyon niyetine dursun aksi takdirde çok fazla duygu hüsranına uğrayabilirsiniz. O kadar dlc ile skin koymuşlar insan Ork skinide koyar yani ne hoş olurdu değil mi ? Bir ork diğer bir ork'u öldürüyor. (aslında buradaki arkadaşlar tam anlamıyla birer ork değiller uruklar e buda onları biraz daha tehlikeli yapıyor.) İHANEEEEEET ! neyse daha fazla saçmalamadan küçük bir izlenimimi anlatayım.

Oyunda fazlası ile Sağıron (Sauron tabik kendileri ama ben böyle dediğimde onun daha sempatik birisi olduğunu düşünüyorum. Sanki köydeki huysuz, yaşlı biri gibi. Tabi biraz farklı özelliklere sahip ama neyse) amcamızı kızdırıyoruz fakat haklı sebeplerimiz var.

Karakterimiz Talion. Talion'un kendine göre dünyalar güzeli bir eşi var ve eşi ile gerçekten çok mutlu bir hayat geçiriyorlar fakat bazı sebeplerden ötürü eşi endişeler içerisinde. Eşi (Loreth) her ne kadar endişekâr olsada Talion'un ona her dokunuşu herşeyi unutturmayı başarıyor sanki. Bir de Talion'un oğlu Dirhael var. Dirhael küçüklüğünden beri Black Gate'de babası ile kılıç üzerinde antremanlar yaparak geçirirdi ve bu onun çok hoşuna gider bundan büyük bir haz alır ve birgün babası gibi korucu olmayı isterdi. Bir akşam Black Gate Uruklar tarafından saldırıya uğradı ve bu saldırıda Black Gate düştü. Kaptan olan Talion bu saldırıda yenildi ve Sağıron'un kaptanı olan Black Hand Talion'un eşi ve oğlunuda esir almıştı. Köprü üzerinde iken Talion'un gözü önünde önce oğlu Dirhael'in boğazını kesti daha sonra eşi Loreth'in ve en sonda ise Talion'un boğazını kesti ve bu sırada söylediği sihirli sözcükler ile eski bir mevzuya dayanan Yüzüklerin yaratıcısı Celebrimbor yani Elf Lordunun ruhunu Talion'un bedenine çağırdı. Ritüel'e göre bunu yapmasının sebebi bir çoçuğu olan ve birbirine aşk ile bağlı iki çifti öldürmesi gerekmekteydi.(Daha fazla anlatmak istemiyorum buraları çünkü spoiler'e girecek daha fazlası). Zaten Black Gate'ye gelmelerinin sebebi de bu yüzden idi. Her neyse oyunun giriş kısmı bu şekildeydi ve bir bedende iki ruh şeklinde oyuna devam etmeye başladık.

Senaryodan çıkıp birazda oynanış kısmına girelim.

Oyun kesinlikle muazzam bir fizik motoruna sahip. Yaptığınız süikastler olsun, dövüş dinamikleri ölsün, katliamlar olsun bence gayet yerinde ve size o ortamın hissini yansıtabilecek dengede. Tuş kombinasyonuda çok rahat bir şekilde yerleştirilmiş. Zorlanacağınızı düşünmüyorum. Tabiki combatlarda ilk başlarda bir çok kez ölerek yeni yeni kaptanlar terfi ettireceksiniz [kaptan olayını oyna girince anlayacaksınız süprüz olsun xDXDXDXDXDxxxxzzzaaa(tamam bokunu çıkardım)]. Sağıron'un ordusu diye bir seçenek var menüde buraya girdiğinizde Sağıron'un kaptanlık ağacını görebilirsiniz. Burada çeşitli yan görevler ve ana görevleriniz olacak ve oyunu bitirseniz bile halen daha devam edebileceğiniz ilginç bir sistemi var. Kısacası ordan oraya uçup kaçıp bir ton kan banyosu yapacaksınız ve bunu defalarca ölerek yapacaksınız.

Teknik kısmına gelirsek.

Optimizasyon -------------- Mikemmel
Grafikler ------------------- Mikemmel
Ortam Sesleri -------------- Mikemmel
Müzikler ------------------- Mikemmel
Loreth --------------------- Pure Pörfekşın
Lorethin sesi --------------- Oh May GOD
Uruklar -------------------- Yazık lan bunlara

Puan verecek olursam. Sepet sepet yumurta, sana puanım doğuz kanka. Şaka şaka on üzerinden dokuz, biz aslında yoğuz. (O silahlarınızı yerine koyun beyler az kaldı bitiriyorum.)

Özet geçiyim hemen. La olum bu oyunu oynamicanda hangi oynu oynican. Sen bu oyunu oyna sonra git hobit izlemediysen onuda izlersin gidip yüzüklerin efendisini baştan bitirirsin acayip gaza gelirsin söyliyim. Stres atarsın böyle uruk öldürdükçe hoş olur yani. Ordan oraya zıplarsın. Sonra gidip bi ton ekran görüntüsü alıp kankilerine hava atarsın. Hayat sana güzel olur kısaca.

Alacaksanız alın düşünmeyin derim. Şimdiden iyi oyunlar ve iyi eğlenceler.
Bu inceleme yararlı oldu mu? Evet Hayır Komik
14 kişiden 14 tanesi (100%) bu incelemeyi yararlı buldu
kayıtlarda 27.4 saat
Yayınlanma: 28 Ocak
Önce Eru vardı, Tek Olan, Arda'da Ilûvatar diye isimlendirilen. Şaka şaka 300 sayfa inceleme yazmak niyetinde değilim. Büyük bir hayranı olduğumuz Orta Dünya'nın hikayesini anlatan çeşitli romanlar, filmler ve oyunlar var. Middle-earth: Shadow of Mordor'da bu zincirin son halkasını oluşturuyor. Bildiğiniz gibi Orta Dünya'da çağlar vardır ve hepsi de o evrende büyük değişikliklere sebep olan olaylara sahne olmuştur. Shadow of Mordor'da The Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi arasında bir zamanda ikinci çağda geçiyor. Yüzüklerin ırkları birbirine düşürdüğü evrende geçen oyunu inceleyelim.

Talion isimli bir Ranger halkı adına dış tehlikelerle savaşmakta ve oğlu Dirhael'i de kendisi gibi savaşçı yetiştirmiştir. Karısı ve oğluyla mutlu mesut yaşarlarken bulundukları yerin huzurunun kaçmaya başladığını hissederler ve Sauron'un Uruk ordusuyla beraber baskına gelecekleri günün korkusuyla yaşamaya başlarlar. Talion'un karısı orayı terk etmeleri gerektiğini söylese de Talion bir gün gideceklerini ama şimdi olmayacağını söyler sürekli. Ansızın gelen Uruk baskını ile beraber bütün insanlar köle olarak götürülür, Talion ve ailesi ise tutsak düşerler. Acıması olmayan Sauron'un askerleri Talion ve ailesini öldürürler. İşte hikayemizin başlamasına sebep olan esas olay da tam olarak bu. Oğlu ve karısı ölmüşken, Talion ölmemiştir. Sauron'un "Black Hand" olarak geçen gücü tarafından lanetlenmiş ve ölüm ile yaşam arasında bir dünyaya hapsedilmiştir. Fazla vakit geçmeden Talion bu lanet ile yalnız kalmadığını, kendisi gibi lanetlenen Bright Lord'u da kendi bedeninde yaşattığını fark eder. İlerisi için ise fazla bilgi vermeyeceğim. Zira oyunun hikayesi gerçekten güzel ilerliyor ve sonuna kadar ilerlenmesini de hakediyor. Yani Shadow of Mordor'u hikayesi için oynamak isterseniz oyun kesinlikle sizi yarı yolda bırakmayacaktır.

Oynanış mekaniklerine gelecek olursak Shadow of Mordor size başka oyunlardan epey tanıdık gelecektir. Açık dünya bir oynanışa sahip oyunda duvarlara ve patikalara tırmanabiliyoruz. Bu sistem ise Assassin's Creed oyunları ile oldukça benzer bir şekilde aktarılmış oyuna. Hatta Assasin's Creed'ten daha iyi tırmanış sistemi var diyebilirim. Çünkü hatırlarsanız Ezio ve diğer karakterler her yere tırmanamazdı. Biraz nazlıdırlar o konuda. Talion ise direk bulduğu neredeyse her yere çıkabiliyor. Bu da oyunun çok daha seri bir oynanışa sahip olmasını sağlamış. Yakın dövüş sisteminin de Rocksteady'nin yapmış olduğu Batman serisi ile aynı olduğunu kolaylıkla anlıyorsunuz. Düşman size hamle yapıyor, bir tuşla savunma yapıp ardından karşı hamlenizi gerçekleştiriyorsunuz. Bu sistemi de Monolith en az Batman'inki kadar güzel işleyecek şekilde oyuna dahil etmiş. Oyunun haritasında çeşitli toplanabilir bitkiler bulunuyor. Bunları savaş sonrası iyileşmek için kullanabileceğimiz gibi savaş esnasında da kaçıp canımızı doldurmak için kullanabiliyoruz. Survival challenge adı altında oyun bazı bitkileri, belirli sayıda bizden bulmamızı istiyor ve bunun karşılığında da tecrübe puanı kazanarak karakterimizi geliştirebiliyoruz. Hunting challenge'da da çeşitli hayvanları öldürmemizi istiyor ve buna karşın yine xp kazanıyoruz. Oyunun kendi hikayesine ve orta dünya hikayesine ışık tutacak artifact adı ile haritanın çeşitli yerlerine gizlenmiş eşyalar konulmuş. Bunları bulup eşyaların hikayesini dinlersek o dünyanın geçmişi ile ilgili de bilgi sahibi olmamız kolaylaşıyor. Ithildin denilen sembolleri se bularak bizi bekleyen gizli mesaja ulaşabiliyoruz. Yine AC oyunlarından alınmış olan Eagle Eye sistemi bu oyunda da epey güzel çalışıyor. İz sürerken ve düşmanımızı tespit ederken bol bol kullanıyoruz. Oyunda bir diğer etkileşime girebildiğimiz canlılar ise hayvanlar. Caragor denilen yabani hayvanlara yaklaşmaktan korkan Uruk ırkı onları sürmek istiyor fakat yaklaşmaya da korkuyorlar. Bu sebeple onları büyük kafeslere hapsetmişler. Siz ise ortalığı karıştırmak için onları kafeslerinden çıkarıp Uruk'lara saldırmalarını sağlayabilirsiniz. Aynı şekilde yaban arılarının kovanları da Uruk kamplarının yakınlarında ise kovanı düşürüp paniğe sebep olabilirsiniz. Graug adı verilen dev yaratık ise hem size hem de düşmanlarınıza zor zamanlar yaşatacak. Fakat bizim hem Graug'ları hem de Caragor'ları sürebildiğimizi söyleyeyim. Oyunun sürprizini kaçırmamak için diğer yan görevlerden ve ufak etkenlerden bahsetmeyeceğim.

Shadow of Mordor'un bize sunduğu, yeni bir sistem olan Nemesis'ten bahsedelim. Nemesis sistemi oyuna ciddi bir rekabet ve zorluk getirmiş. Oyunda çarpıştığımız Uruk askerlerinin üstünde Captain denilen gelişmiş askerler var. Captain'lar etrafında 8-10 tane askerle gezen, iki vuruşta ölmeyen ve yalnızca belirli bitiriş hareketleriyle alt edebileceğiniz gelişmiş askerler oluyorlar. Captain'ların üstünde ise Warchief denilen komutanları var. Warchief'leri haritada gezerken göremiyorsunuz. Onlarla savaşmak için belirli bir kaos yaratıp illa onların müdahale etmesini gerektiren bir ortam yaratıyorsunuz. Böylece warchief ağır çekim gelerek etrafına korku salmayı başarıyor. Sistemin işleyişi ise şöyle: Sıradan bir Uruk askeri sizi öldürürse terfi alıp Captain olur. Eğer bir Captain sizi öldürürse Warchief olur. Bu arada bir kaptanı kendi safınıza katıp başka bir kaptanı öldürmesi için üzerine salabilirsiniz. Ya da liseli gibi yanınıza 15 tane adam alıp mekan basmaya da gidebiliyorsunuz. Oyunda kaptanlar Warchief olmak istediği için düello yapıyorlar. Falanca Warchief'i öldürüp yerine ben geçeceğim diyor mesela. Siz ellemeseniz de onlar birbirlerini gebertip sirkülasyonu sağlıyor. Kısacası Nemesis sistemi çok güzel düşünülmüş ve oyuna güzel aktarılmış.

Middle-Earth: Shadow of Mordor oyuncuları ikiye bölmüş bir oyun. Bir kısmı kendini sürekli tekrar ettiğini ve çok sıkıcı olabildiğini söylüyor iken benim de arasında bulunduğum kısım oyunun çok zevkli olduğunu söylüyor. Emin olun piyasadaki bir çok klişe RPG ve FPS oyunundan daha sıkıcı değil. Üstelik açık dünya aksiyon-rpg oyunu olma konusunda da çok başarılı. Senaryoya önem veren biriyseniz ve orta dünyayı seviyorsanız kesinlikle pişman olmayacağınız bir oyun Shadow of Mordor.
Bu inceleme yararlı oldu mu? Evet Hayır Komik
19 kişiden 15 tanesi (79%) bu incelemeyi yararlı buldu
1 kişi bu incelemeyi komik buldu
kayıtlarda 22.7 saat
Yayınlanma: 28 Ekim, 2015
Gerçekten oynanış açısından 10/10 bir oyun.
sıkılmadan tüm yan görevleri vb. herşeyi yapıp suyunu çıkarttığım bir oyundur kendileri.
şiddetle tavsiye ediyorum :)
İndirimlerde kaçırmamanızı tavsiye ediyorum parasını sonuna kadar hak eden bir oyun.
Fazla uzun uzun yazmaya gerek duymuyorum bir eksiğini görmedim gayet zevk aldım 22 saat boyunca
Özet : Parasına değer oyunlar arasında iyi eğlenceler :)
Bu inceleme yararlı oldu mu? Evet Hayır Komik
14 kişiden 11 tanesi (79%) bu incelemeyi yararlı buldu
1 kişi bu incelemeyi komik buldu
kayıtlarda 242.1 saat
Yayınlanma: 14 Ocak
Shadow of Mordor yepyeni bir çıta yarattı çakma oyunlar konusunda.
Zıplama , atlama , koşma mekanikleri tamamiyle Assassin's Creedden alınmış olsada dövüş mekanikleri , seri vuruşler vs. Batmanden alındığı için kendimiz şanslı sayabiliriz.Aslında karma bi oyun oynuyoruz.Neyse efendim gelelim asıl incelemeye ;
İncelemeye başlamadan söyleyeyim aşırı spoiler vereceğim tabi bu oyunda ne kadar spoiler olabilirki :)
-Oyunda eski bir Gondor Ranger'ı olan Talion'u yönlendiriyoruz. Açılış sahnesinde kahramanımız ve ailesi orklarca katlediliyor. Ailesinin canice öldürülüşüne tanık olan Talion, geçmiş bir savaşta hayatını kaybetmiş, fakat Sauron'un güçlerinden intikam almak için yanıp tutuşan bir elfin hayaletiyle son anda birleşiyor ve avken avcı oluyor. Tolkien hayranı olarak bu birleşmeyi mantıksız bulsam da oyunun konsepti açısından başarılı olmuş. Zaten kısa açılış sahnesi de kesinlikle sırıtmıyor. Bu süreçte Gollum'u görmemiz de bir artı. Ratbag isimli Uruk -ki bu arkadaşla tanışmıştık zaten- da bize Sauron'un güçlerine nasıl sızabileceğimizi anlatıyor ve oyunu oynamaya hazır hale geliyoruz.
-Talion'ın kılıcı, bıçağı, oku ve yayı özel güçlere sahip. Oyunun hikayesi inandırıcılığını zaman zaman kaybetse de ana hikayeden bağımsız bir oyun olduğundan çok şikayetçi olamıyorsunuz. Zaten silahlarınızın bu özellikleri oyunu bir iki kat daha eğlenceli hale getiriyor. Ek olarak oyunun hikayesi de silahlarımızdaki bu güçlerin nereden geldiklerini yeterince açıklıyor.
-Kalabalık düşma gruplarını darmaduman etmenin pek çok yolu var. Batman oyunlarındaki gibi sinsice ve gizlice düşmanları birer birer elimine etmek bir seçenek. Diğer seçenek ise bodoslama araya dalmak ve dövüş yeteneklerinizi konuşturmak. Batman oyunlarına artı olarak burada saplama, biçme, deşme gibi alengirli ve harikulade şekilde sahnelenmiş animasyonlar var. Sadece oynamalık değil aynı zamanda izlemelik kalitede grafiklerden bahsediyoruz.
-Oyunda en düşük seviyedeki orkları öldürmek oldukça kolay. Peter Jackson filmlerindeki Legolas ne kadar seri katliam yapıyorduysa aynı seriliğe biz de sahibiz. Üstelik kontrol insanın elinde olunca tadı bambaşka oluyor. Kılıçla giriştiğimiz kapışmalarda da yine çatışmanın tadını doya doya alıyoruz. Özellikle kontra-atak sistemi cuk oturmuş. Hatta bu noktada yeni nesil kontra-atak(counter attack) sistemini bizle tanıştıran Batman oyunlarını sollamış. Shadow of Mordor'da Talion'a kontra yap emrini verdiğinizde son komutları bırakıp rakibini karşılıyor böylece gereksiz hasar yemenin de önüne geçebiliyoruz. Bu dövüşü de çok daha mantıklı kılıyor.
-Zamanı yavaşlatabilme özelliği sayesinde ok-yay ikilisiyle kafadan vuruşlar yapmak biraz fazla rahat gibi, ancak bu özelliği o kadar sık kullanamıyoruz zaten. Hele ki doğrudan çatışmaya girmeyi seven biriyseniz ok-yay & slow-mo işine girmeyeceksinizdir muhtemelen. Ama gizlilik seven oyuncuların için zamanı yavaşlatma her ne kadar limitli kullanıma sahip olsa da ihtiyaç. Bir de ağır çekimde ork kesip biçmek güzel bir his.
-Shadow of Mordor'u Batman serisinden ayıran büyük detaylardan biri ise Talion'ın özellikle oyunun başlarında kaçma mekanizmasına sahip olmaması. Batman ortadan kaybolma üstadı olduğu için bu pek de sıkıntı değildi, fakat Talion için işler bir anda ters gidebiliyor. Bu sebeple alarm çanları çalıyorsa ve kaçma mekanizmasına hala sahip değilseniz kısa sürede baş edebileceğinizden çok daha fazla ork ve urukla burun buruna geleceksiniz demektir. Üstelik etrafınız çevrildiğinde bir de karşınızda kalkanlı ya da baltalı berserker tipi Uruklar varsa yandınız, çünkü bu iki tip düşman doğrudan ataklarla dövülemiyorlar. Onlara odaklanmanız gerekli, ama bu sefer de o çapsız orklar size hasar verip kombolarınızı bozabiliyorlar.
-Bu gibi durumlarda bir şekilde olay yerini terk etmek en mantıklısı, çünkü savaşarak kendinize yol açmanız çok zor. Canınız da aldığınız hasarı nötrleyecek kadar çabuk yenilenmiyor başlarda...
Tabii yeni yetenek ağacından yeni özellikler açtıkça, himayemize orklar aldıkça savaşları kazanmak da kolaylaşıyor. Ama dikkatinizi çekerim en güçlü düşmanlarınızı bile devirebilecek güçte olsanız da çoğu oyunda olduğu gibi ölümsüzlüğünüzü ilan edemiyorsunuz. Dövüş esnasında üst üste yapacağınız kritik hatalar fişinizi çekebilir.
-Oyunda bir savaşı kaybetmek de kazanmak kadar eğlenceli. Her dövüşün sonunda ilginç bir şeyler yaşanıyor. Mesela bir uruk kaptanını biçerseniz silahlarınızda kullanabileceğiniz rün düşürebiliyor. Bu rünler değişkenlik gösterse de kombonun devamlılığı için aradaki süreyi uzun tutan ründen tutun da zehirli silahlardan etkilenmemeye kadar pek çok alternatif bulunuyor. Düşen herhangi bir rün oyun tarzınızı komple değiştirmenize sebep olabilir. Legendary(Efsanevi) rün düşürünce oyun tarzını baştan aşağı değiştiren arkadaşlarımız oldu. Zayıf orkların en önemli silahları zehirli kılıçlarıyken anti-zehir rününe sahip olmak büyük bir avantaj. Böylece kalabalığa daha rahat bir kafayla dalabilirsiniz. Ek olarak Uruk Kaptanlar'ını bazen öldürseniz de hikaye gereği ya da bazen sadece öylesine ölmemiş olabiliyorlar ve yara izleriyle tekrar karşınıza çıkabiliyorlar.
-Bununla birlikte bu kadar değerli eşyalar düşüren düşmanların kolayca öldürülebilir olması bence sıkıntı. Çünkü çoğu uruk kaptanını kesip biçmek pek zaman almıyor. Ancak bazıları da akıllar da iz bıracak cinsten. Kaptanların ara sahnelerle tanıtılıyor oluşu da pek can sıkmıyor çünkü hepsinin modellemesi ve sesleri kaliteli derecede farklılıklar gösteriyor.
-Hiyerarşi sistemi başlangıçta kafa karıştırıcı gibi gözükse de değil, hatta Uruk kaptanlarının haritayı gerçekten de gezmediklerini fark ettiğiniz an daha da kolaylaşıyor. Uruklar arası sürekli olarak çatışma çıkıyor zira hepsi daha rütbeli olmak istiyorlar. Buna ek olarak birlikte ava çıkıp, festivaller düzenliyorlar ve bizim de bunlara bodoslama dalıp keyiflerini kaçırma şansımız var. Uruk kaptanlarından sonra da sıra savaş şeflerini aradan çıkarmaya geliyor. Her kaptanın güçlü ve zayıf yanları bulunuyor. Bu sayede her savaş birazcık da olsa farklı bir his yaratıyor. Ancak bazı kaptanların sinir bozucu özellikleri de yok değil. Kılıç ve bıçağa karşı direnci yüksek ve can yenilemesi de üst seviyelerde olan bir kaptanı okla öldürmek bazen işkence olabiliyor. Ama öyle ya da böyle kanlarını dökebiliyorsunuz.
-Oyunun ikinci bölümündeyse ilk haritanın aksine kahverengi, gri ve bunaltıcı Mordor havası, nispeten daha yeşil alanlara yerini bırakıyor. Gerçi yine Mordor'dayız. Bu bölümde Talion ve elf dostu Uruklar'ın zihinlerini kontrol edip onları birbirlerine düşürebileceklerini anlıyorlar. Zihin kontrolü Jedi Academy oynadığım günlerden beri en sevdiğim karakter yeteneklerinden biri olduğundan ben bu özelliği pek şükela buldum. Eh bir uruk kaptanını zihnen ele geçirip savaş şefi avlarken onun yardımını kullanmak çok işe yarıyor. Üstelik içeriden bilgi de edinebiliyorsunuz böylece. Tabii ki kaptanı öldürüp ondan rün de alabiliriz, ancak oyun tarzımızı oturttuktan sonra yeni bir rüne ihtiyaç duymuyorsak bu uruk liderlerini kontrol altında tutmak çok daha iyi bir seçenek.
Bu inceleme yararlı oldu mu? Evet Hayır Komik
11 kişiden 9 tanesi (82%) bu incelemeyi yararlı buldu
1 kişi bu incelemeyi komik buldu
kayıtlarda 13.8 saat
Yayınlanma: 3 Ocak
Middle-earth: Shadow of Mordor

Hikaye:

Talion adındaki ''Ranger'' bir gün Urukların (Orcların) saldırısına uğrar ve ailesini kaybeder. Tam kendiside ölücekken gelen bir Elf Lordu onu ölmekten kurtarır ve intikamını almasında yardım eder.

Oynanış:

''Third Person Shooter'' denilen bir oynanış yapısına sahip olan Middle-earth: Shadow of Mordor bize açık dünyada kılıç, hançer ve yayın ne kadar güzel bir öldürme aleti olduğunu gösteriyor.

Oyun İçi Yükseltmeler:

2 tane yükseltme ağcımız bulunuyor. 1- Yetenekler (Skills) 2- Karakter - Oyuncu yükseltmeleri. (Player Upgrades)

Oynanış Tarz - Biçimleri:

Oyunu 3 şekilde oynayabilirz 1- Direk yaratıkların içine dalarak. 2- Gizli (Stealth) bir şekilde. 3- Sahip olduğmuz yayla.

Oynama Süresi:

Oyunu eğer yan görevler felan yapmadan oynarsanız %50'ye kadar gelip bitirirsiniz. Bu da bi 13-14 saatiniz alır. Ha yok ben %100 yapıcam derseniz 25-30 saate bile çıkabilir.

Baş Düşman:

Baş düşmanımız Sauron adındaki Uruk (Orcların) lideridir.

İnceleme Puanlarım:

Hikaye: 8/10

Oynanış: 8/10

Oyun İçi Yükseltmeler: 9/10

Oynanış Tarz - Biçimler: 9/10

Oynama Süresi: 9/10

Baş Düşman: 7/10
Bu inceleme yararlı oldu mu? Evet Hayır Komik