ÖNE ÇIKAN ÜRÜNLER
Oyunlar
Yazılım Demolar HABERLER Tavsiyeler
Bastion'ı yaratan ekibin yeni bilim kurgu temalı aksiyon rol yapma oyunu olan Transistor'ın dünyasını keşfedin.
Çıkış Tarihi: 20 May 2014
Fragmanları seyret (2 fragman)

Transistor Satın Alın

$19.99

Transistor + Soundtrack Satın Alın

$29.98

Bu Oyun İçin İndirilebilir İçerikler

İncelemeler

“Transistor is a wildly smart action-RPG that places all of its trust into your intelligence.”
9.0 / 10 – IGN

“The game’s vision is intoxicating, and its execution is inspired.”
8.5 / 10 – Polygon

“Its art style is divine, its soundtrack is remarkable, its combat is intricate, and the story of its odd-couple protagonists is both smartly written and deftly told.”
9 / 10 – Edge

Oyun Açıklaması

Bastion'ın yaratıcılarının yeni oyunu olan Transistor, kaynağı bilinmeyen benzersiz bir silah kullanarak fütürist yapılara sahip etkileyici bir şehirde savaşacağınız, bilim kurgu temalı bir aksiyon rol yapma oyunudur. Transistor, düşünmeye zorlayan stratejik planlamayı hızlı aksiyon deneyimiyle kusursuz şekilde birleştirerek oyuna etkileşimli bir yapı ve sizi oyunun atmosferine çeken zengin bir anlatım katıyor. Maceranız boyunca Transistor'ın önceki sahiplerini arayacak ve bu silahın gizemlerini adım adım çözeceksiniz.

Önemli Özellikler
  • Bastion'ı yaratan ekipten yepyeni bir dünya
  • Mümkün olan binlerce Function (İşlev) fonksiyonunu kullanarak güçlü silahınız Transistor'ı yapılandırın
  • Güçlü stratejik planlama modu ile birleştirilmiş aksiyon dolu gerçek zamanlı dövüşler
  • 1080p çözünürlüğe sahip, canlı, el ile hazırlanmış çizimler
  • Orijinal oyun müzikleri aksiyon sahneleri ilerledikçe dinamik olarak değişiyor
  • Saatler uzunluğunda etkileşimli seslendirme, derin ve sizi oyunun atmosferine çeken bir hikaye yaratıyor
  • "Recursion" (Tekrarlama) özelliği, hikaye bittikten sonra yeni dövüş seçenekleri ve yeni Function (İşlev) kombinasyonları sunuyor
  • PC'ye uygun şekilde hazırlanmış tamamen özelleştirilebilir kontroller

Sistem Gereksinimleri

    Minimum:
    • OS: Windows 7 32-bit
    • Processor: Dual Core CPU - 2.6ghz
    • Memory: 4 GB RAM
    • Graphics: 1GB VRAM: Intel HD 3000 GPU / AMD HD 5450 / Nvidia 9400 GT
    • Hard Drive: 3 GB available space
Yararlı müşteri incelemeleri
20 kişiden 19 tanesi (95%) bu incelemeyi yararlı buldu
Hesabında 263 ürün var
6 inceleme
kayıtlı 10.0 saat
Transistor, her şeyin ötesinde, önemli bir oyun. Torchlight'tan söz ederken Diablo'dan söz etmemek nasıl çok zor, belki de imkansızsa, bu oyundan da Bastion'a atıfta bulunmadan söz etmek o kadar zor. Biraz elimizdeki oyundan uzaklaşıp bu cümleyi açalım: Torchlight, Diablo'nun yapımcı kadrosunun çoğunun elinden çıkmış, onun sunduklarını sunmaya çalışan, ona taklit derecesinde benzeyen bir oyundu (buradan kimse Torchlight'ı kötülediğimi çıkartmasın). Diablo, bildiğimiz gibi mekanik ağırlıklı bir oyun olduğu için, başka bir deyişle anlatıya pek de önem vermediği için, onun sunduklarını sunmaya çalışan bir oyun da tabii ki mekanikler konusunda taklit derecesinde benzeyecekti. Transistor de benzer bir şekilde Bastion'un yapımcı kadrosunun çoğunun elinden çıkan, onun sunduklarını sunmaya çalışmasa da benzer bir tecrübe yaşatmaya çalışan ve kesinlikle Bastion'a benzemeyen bir oyun. Sanırım bu yüzden önce Bastion aracılığıyla Supergiant Games (kısaca SGG) bize nasıl bir tecrübe yaşatmak istiyordu, bunu incelemeliyiz. SGG bize bir hikaye yaşatmak istiyordu, aslında bu kadar basit. Ama oturduğumuz yerden izlediğimiz bir hikaye değil, bir sonraki cutscene'e erişmek için hikayeyle alakası olmayan anlar geçirdiğimiz bir "hikaye" değil, içinde yaşadığımız bir hikayeyi, bize "bizim" hikayemizi anlatmak istiyordu; Çocuk'un hikayesini "bizim" diyecek kadar sahiplenmemizi istiyordu. Bu içselleştirme pek sık rastlanan bir şey olmadığı için Bastion bugün bile önemli bir oyun, ancak mekanik açısından yeterli olsa da pek ilginç de değildi.

Bu kadar lafın üzerine Transistor incelemesi okuduğunuzu unutmuş olabilirsiniz ama firmanın hassasiyetlerinin nerede yattığını hatırlamak gerekliydi. Transistor de anlatıya verilen bu önemi koruyor. Bir komploya kurban gidip sesini kaybeden bir şarkıcıyı oynuyoruz, ancak oyunu henüz bitirmediğim için hikayenin inceliklerine tam olarak vakıf değilim, motivasyonumuz nedir, tam olarak kime veya kimlere karşıyız, nereye varacağız, şu an bilmiyorum. Gene de çeşitli zamanlarda çeşitli kişilere söylediğim gibi, bir anlatının kolayca takip edilir olması için nereye varılmak istendiği en başında belli edilmelidir, bu konuda hayal kırıklığı yaratmıyor. Gene de yaklaşık üç buçuk saat oynadıktan sonra Bastion'daki gibi "Bastion'ı tekrar inşa ediyoruz" gibi katı bir motivasyonu bulamadım, bu açıdan anlatı tekniklerinin biraz daha detaylandığını söyleyebilirim. Zaten oyunun oyuncuyu en az iki kez oynamaya motive ettiğini çeşitli yerlerden duyuyorum, muhtemelen ikinci oynayış hikayenin anlaşılırlığına da katkıda bulunacaktır. Anlatıya dair şikayet edecek bir yan bulamadığımı söyleyerek bu kısmı bitireyim...

...ve daha ilginç kısma geleyim: oynanış mekanikleri! İşte, oyunu artık Bastion'la karşılaştırmaya imkan bırakmayan, SGG'in rüştünden (ispatlamasına gerek yoktu ya) şüphe eden kaldıysa bile susturacak bir şey: yenilik. Ve maalesef, oyunun hem en güçlü olduğu, hem de en ağızda tuhaf bir tat bırakan kısmı. Bu oyun da Bastion gibi, ve hatta Torchlight ve Diablo gibi, izometrik bir action/RPG. Bastion'da silah zenginliği şaşırtıcı derecede iyiyken yetenekler de bir o kadar kıttı. Bundaysa tam tersi, tüm oyunu oyuna adını veren "silah"ımızla geçiriyoruz, ancak yetenek zenginliği sadece şaşırtıcı değil, akıl almayacak derecede. Muhtemelen bu sistemin keşfi SGG'den öncesine dayanıyor, ancak bu kadar iyi kotarıldığı pek fazla örnek bilmiyorum. İmkanları şöyle anlatayım: Oyun son seviyede 2 milyardan fazla farklı yetenek dizilimine izin veriyor. Dört ana yeteneğimiz, bunları geliştirmek için kullanabileceğimiz ikişer yeteneğimiz, geriye de dört adet pasif yetenek. Çok iyi bir özelleşme imkanı sağlamasına rağmen hesaba katılmayan şey bu kadar çok seçeneğin oyuncuyu afallatacağı. Açıkçası "hah, işte bu!" diyerek sahiplenebileceğim bir yetenek dizilimini henüz bulamadım, deney yapmaya devam ediyorum. Mekaniklere dair ikinci problemimse tam olarak en çok şikayet edilen "sıra" tabanlı-gerçek zamanlı oynanış çatışması değil, ancak bununla alakalı. İki durumda da tam olarak işe yarayan bir kontrol şeması bulmak biraz güç. Belki oyuna diğer action/RPG'ler gibi "fareyle hareket et, klavyedeki tuşlarla yetenekleri kullan" yaklaşımıyla değil de "WASD ile hareket et, fare ile yetenekleri kullan" diye yaklaşıyor olmamın bir sıkıntısıdır, ancak bunu bir çırpıda görebilmem gerekiyordu, daha doğrusu öntanımlı kontrol şemasının en pratik olan olması gerekiyordu. Sıkıntıların biri de "WASD=hareket, fare=yetenek" yaklaşımının dövüşün "sıra" tabanlı kısmında gerçekten çok iyi çalışması, bu da kafa karışıklığıma katkıda bulunuyor olabilir. Gene de bu kontrol uyumsuzluğunu ufak bir birinci dünya problemi olarak görmek ve çok umursamamak da mümkün. Ama dikkat çekilmesi gereken bir başka nokta gerçek zamanlı dövüşün, sanırım "sıra" (sürekli "" kullanmamın nedeni tam anlamıyla sıra tabanlı olmaması, biz "sıra" tabandayken düşmanlar hareket etmiyor) tabanlı kısmın kullanışlılığını arttırmak için, çok hızlı olması, öyle ki eski usul action/RPG oyunlar buna kıyasla "yavaş" kalıyor. Gerçi düşününce zaten yavaş olduklarını söyleyebiliriz, temel olarak "canına dikkat ederken bir yandan da süresi gelen yetenekleri kullan" mekaniklerine sıkışıp kaldıkları için. Gene de oyunu sadece gerçek zamanlı şekilde kullanmanın da sadece mümkün değil, aynı zamanda diğeri kadar iyi bir seçenek olmasını beklerdim. Belki bu da, oyun mekaniklerine aşinalığım artınca ikinci oynayışta biraz daha kolay başa çıkabileceğim bir vaziyete dönüşür.

Toparlarsak, oyun harika bir anlatı ve harika bir mekaniğin mutlu beraberliği. Gerçi her iki yönden de bir takım sıkıntılar doğabilir, ancak bunların oyunla olan tanışıklık arttıkça azalacağını düşünüyorum. Sadece çok fazla seçim imkanı olmasının çözümü yok, o zaman da sormak lazım: gerçekten buna bir çözüm istiyor muyuz?

PS: Türk oyuncular muhtemelen benim yaşadığım "I yerine * görünmesi" sorununu yaşayacaktır. Neyse ki sorunun bir çözümü var.

-------Bitirdikten sonra ek-------
Oyunu bitirdim. Hikaye gayet başarılı ve kafa patlatılmayı hakediyor, ancak bu tartışmanın yeri burası değil. Dövüş mekaniklerine dair endişelerimse çözülmedi, ancak bu tür oyunlarda benden daha iyi olanların rehberleri zaten yaklaşımımın başından yanlış olduğunu söylüyor. Başka bir deyişle dövüşü "sıradan" (casual) oyuncu için biraz zor, ancak ciddi oyuncular için sınırsız bir eğlence kaynağı sunacağına (özellikle limiter'lar, yani kendi-zorluğunu-kendin-seç sistemi, sayesinde) inancım tam. Benim gibi daha rahatlık peşindeki oyuncularsa hiç değilse takip edilmesi gereken yaklaşımlara dair bir fikir edinmek için rehberlere bakabilir.
Yayınlanma: 11 Haziran
Bu inceleme yararlı oldu mu? Evet Hayır
1,105 kişiden 1,045 tanesi (95%) bu incelemeyi yararlı buldu
Hesabında 508 ürün var
7 inceleme
kayıtlı 12.1 saat
Small update
Just beat the first playthrough, and I have to say this game was totally up to my expectations.
-Combat was different and tactical, yet enjoyable
-Art Style was beautiful, especially on the cut-scenes
-Story kept me glued to the screen
-I took about 6 hours going through the first playthrough, that is with some time spend on the challenges
-Totally looking forward to the Recursive Mode 2nd playthough


Update After Recursive mode playthrough and 100% Achievements
-Combat still hasn't gotten old, I love how you can drastically change up how you play by just swaping some skills around
-Art is still spot on
-Enjoyed the story the second time even more, helped me notice little things I didn't pick up the first time
-Limters were a cool concept
-The later challenges were perfectly hard without being unfair
-This game was totally worth $20

Couldn't have asked for more.
I totally recommend Transistor!

Thanks Supergiant for making a fantastic game.
Yayınlanma: 20 Mayıs
Bu inceleme yararlı oldu mu? Evet Hayır
11 kişiden 11 tanesi (100%) bu incelemeyi yararlı buldu
Hesabında 437 ürün var
6 inceleme
kayıtlı 20.9 saat
Transistor, Red adındaki bir sanatçının saldırıya uğraması ve bu saldırıda sesini ve en yakın arkadaşını (ya da en azından onun bedenini?) kaybetmesi karşılığındaysa Transistor'e sahip olmasıyla başlayan muhteşem hikayesiyle yaklaşık 8-9 saat oynanış süresi sunan daha sonra Recursion moduyla bu hikayeyi tekrar keşfetmenizi sağlayan harikulade bir oyun.

Hem gerçek zamanlı hem tur bazlı oynanabilen oyun tüm hikaye boyunca kendini tekrarlamamasının (ki tur bazlı oyunların en büyük sorunudur.) yanında oyuncuyu ilerledikçe biraz daha kendine hayran bırakmayı başarıyor.

Oyunun tek eksikliği grafik ayarlarının sadece çözünürlüğü değiştirmenize izin vermesi. Minimum sistem gereksinimlerinin biraz üstünde olan bilgisayarımın izin verdiği en yüksek çözünürlükte(1366x768) herhangi bir sorunla karşılaşmadım.

Sonuç olarak 10/10 would play again diyeceğim de zaten Recursion mode'da şu an bu eylemi gerçekleştiriyorum. Lets play falan izlemeyin. En yakın zamanda bu muhteşem oyunu alıp bitirmeniz öneririm.
Yayınlanma: 22 Mayıs
Bu inceleme yararlı oldu mu? Evet Hayır
3 kişiden 2 tanesi (67%) bu incelemeyi yararlı buldu
Hesabında 87 ürün var
2 inceleme
kayıtlı 10.0 saat
Amazing
Yayınlanma: 22 Mayıs
Bu inceleme yararlı oldu mu? Evet Hayır
572 kişiden 490 tanesi (86%) bu incelemeyi yararlı buldu
Hesabında 132 ürün var
16 inceleme
kayıtlı 5.1 saat
(WARNING: LONG COMPREHENSIVE REVIEW, READ EDIT 4 FOR OVERALL SUMMARY)

This game is created by the same makers as Bastion, which is one of my favorite games ever. Upon loading, Transistor is visually appealing, and Logan Cunningham (Rucks in Bastion) makes a reappearance which is exciting. Controls are fluid, music is amazing--I'm very excited to play through this game!

EDIT 1: After playing for about an hour, I must say that I think all the expectations I have had for this game are met. Unlike Bastion, which was more of a go-get-em game, Transistor really makes you think and analyze your tactics in battle, especially with the new "time stop" system where you can plan out your actions (each move you make will cost part of your "energy bar"). There are plentiful save points, and a nice level-up system to improve your skillset. The game is mysterious so far, and I think it really fits into the mood. However, some people might dislike how the story isn't really clear, and you're just following the path without much reason until (supposedly) later on in the game when things will be made more clear.

My only qualms with the gameplay itself are the somewhat repetitive nature of the fights (although each fight calls for new tactics), and the somewhat tricky level-up system which seems a bit arbitrary. The upgrades arn't clearly defined as to what exactly they do. Overall, some parts of the game feel like I'm not sure what's going on or what I'm supposed to do to upgrade the Transistor with, but that just adds to the mysterious nature of the game at the beginning.

EDIT 2: Having come across the first "boss" now, I really think that I can speak for all people when I say--wow. The way in which the "characters" speak is amazing. The fight had me on my toes, really making me consider the best way to defeat it without losing too much health. I was blown away at how the screen colors changed and blurred as I started to lose more and more health.

EDIT 3: After tinkering for a while at an Access Point (checkpoints basically), I think I figured out exactly how the upgrades work. The Transistor has four slots which hold a primary ability. Each primary ability has two secondary "upgrade" slots. In addition, you have four passive slots. You will collect "cores" which you can slot and re-slot at any Access point. For instance, I could socket Crash() into Ability 1, with Break() as its "upgrade" to have a medium-damaging medium-range attack that mini-stuns (opposed to the regular melee-ranged attack without the Break() upgrade). Or, (normally), you could leave Crash() as Primary Ability 1 (melee-range attack) and Break() as Primary Ability 2 (Long-Ranged attack). Or, you could put one into your passive once you get more cores. There are also "Limiters" which increase the power of the enemies you face (similar to Idols in Bastion), but reward you with more EXP. Indeed, the customization is insane in this game--I can foresee myself spending quite a bit of time customizing once I obtain more cores. Play how you want to play--fighter, stealth, assassin, long-range--just customize your cores to fit your playstyle! Extremely well done, albeit a little confusing at first to figure out the customizations. Only qualm might be (if any)...there are TOO MANY choices!

EDIT 4: Finished the game, Steam says it took me ~5 hours overall, but this doesn't include the second playthrough (Recursion Mode) which I think I will be playing soon. Overall, I think this game is a worthy successor to Bastion. However, I still prefer Bastion. Why? Bastion was a bit more clear-cut and easier to process. The Calamity happened, fix it. In this game, it took until halfway through the game for me to actually realize most of the protagonist/antagonist/story arc. There were also quite a few "did not expect that" moments, which can be both seen as positive and negative overall. I personally was confused at the ending--in a way, for me, not much closure, but I accepted it. I could see it going over poorly with lots of people however. This game feels a lot darker than Bastion for sure, and I really thought that the narration in some parts was quite hefty and really tugged at my conscience. It definitely leaves you with a lot to think about and has more going on beneath the surface--you will want to play this game with a very open and sharp mind. Great to discuss as well.

Also, remember to check out all the OVC Terminals--you definitely don't want to skip those as a fair portion of the story and development relies on you reading and filling in the blanks from the information given at them (Thanks to Dragonfire973 for reminding me!). Also, when you have time, make sure you socket all the functions into every slot (Primary/Secondary/Passive) and read up on all the information unlocked.

Pros:
Amazing Artwork, Beautiful Soundtrack, Superb Narration. I expected nothing less.
Lots of customization for how you want to play the game.
Story-arc similar to Bastion, so this story will feel somewhat similar.

Cons:
Somewhat repetitive battles, but interesting nonetheless.
Often confused as to what really was going on story-wise (not much explanation of what was going on), but this could be intended.
Not much closure for the ending, but definitely lots to think about. Really made me think about the whole story after the credits had rolled.

Score: 9/10
A very nice game overall. The aesthetics of the game are unmatched. However, some people might feel like the game is a bit confusing to wrap your head around. I preferred Bastion's ending to Transistor's, because Bastion was more clear and provided some closure. Transistor left me wondering what really happened and left me with too many unanswered questions. However, it did leave me with a lot to think about, and I want to go through the game again to see if I pick up anything I missed the first time through.

If you have any doubts on buying this game, your doubts should be dispelled--this game is worthy of your $20; a beautiful second game released by Supergiant Games.
Yayınlanma: 20 Mayıs
Bu inceleme yararlı oldu mu? Evet Hayır